3 Haziran 2017 Cumartesi

anne baba eğitimi dersine ilişkin yansıtmam-13

Ve son haftaya geldik. Maceralarla ve bilgilerle dolu 15 haftayı geride bıraktık. Çok şey paylaştık ve öğrendik sınıfça. Arkaya baktığımda ilk haftalara yani farklı bir dersin verdiği endişe, yerine getirilmesi gereken görevlerin olması beni biraz ürkütmüştü. Haftalar ilerledikçe dersin işlenişi de verilen görevler de yeni bir kapıyı araladı. Merak.. Bir ders nasıl işlenilir sorusundan tutun da bir anne baba olarak çocuktan neler bekleyebilirime kadar. Öğretmen olarak, bir anne baba olarak ve çocuk olarak ne beklerdim sorularını sordum hep. Ve tabii ben neler yapabilirim? Kısaca ben baya sorguladım bu derste. Bu sorgulamalar devam edecek tabii. Gelelim bu haftaya. Farklı kültürlerden gelen ailelerin aile katılımı ile ilgili konuştuk. Kendi kültürümüzü, neyi neden yaptığımızı ve kendimizi sorgulamam gerektiğini anladım. Aslında ben bunları yaklaşık 3-4 senedir sorguluyorum. Yetiştiğim yerin bu konuda büyük avantajı olduğunu düşünüyorum. Ben Hatay'da büyüdüm hani medeniyetler beşiği olan şehir. Farklı kültürleri, inanışları tanıdım ve onun içinde büyüdüm. Bu farklılıklar bana çok şey kattı. Kendi kültürümden bir insana güvenemedim bazen farklı kültürdeki kişi en yakın arkadaşım, sırdaşım oldu. İnsanları sadece insan olarak kabul etmeyi öğrendim dini, kültürü, inanışı ne olursa olsun. Farklı kültürler, insanlar, yerler, adetler görünce insan kendini ve içinde bulunduğu kültürü sorguluyor. Ve bu konuda bizimkileri biraz zorlamış olabilirim. Mesela; düğün gecesi gelin evine girmeden önce çanak kırar, hamur yapıştırılır kapıya. Bunun ne anlama geldiğini sordum önce tabii. Çanak uğursuzluk, göz anlamına geliyormuş ve gelin evine girmeden önce bu nazarı kırmış oluyor. Anneme neden çanak dedim, bardak tabak değil mesela. Bunun açıklaması yok. Hamur da gelin, evine sadık kalsın diye yapıştırılırmış. Büyük teyzeme sordum bunu da. Biz böyle öğrendik, gördük dedi. Çoğu adetin neden yapıldığını bilmediklerini gördüm ve sadece yapmış olmak için yapıyoruz. Ve aslında biz kimiz, ne istiyoruz, neden yapıyoruz? Bu yaz da bol bol sorgulayacağım bakalım. Özel eğitimli ve uyum problemi olan çocukların ailelerini aile katılımı sürecine nasıl dahil edebiliriz konusunda konuştuk. Özel eğitim dersini aldık ve öğretmen olarak çocuğa ve ailesine nasıl yaklaşmam gerektiğini biliyorum. Uyum sorunu ilk haftalar yani benim korktuğum en büyük konulardan biriydi. Herkes de bu korkumu tetikliyordu doğrusu. Klasik cümle 'Anneleri bırakacak, çocuklar ağlayacak, susturamayacaksın, başını şişirecekler.' En az 20 farklı kişiden duymuşumdur. Aile eğitiminde anne de bu soruyu sordu. Çocuğumu okula bırakacağım, ağlar. Ben de uyum haftasından bahsettim ona. Çocuk ve anneyle beraber etkinlik yapılacağını, direk çocuğu okula bırakıp gitmeyeceklerini anlattım. Anlatırken fark ettim ki ben plan yaparsam ve uygularsam çoğu aileyi ve çocuğu da bu korkudan uzaklaştırmış olurum. Toparlamak gerekirse; en çok sorgulamayı ve planlı hareket etmem gerektiğini öğrendim bu derste. Öğretmen olacak bana ,anne olacak bana ve şimdiki Ayşe Kavlak'a çok şey kattınız. Her şey için çok teşekkürler :)

27 Mayıs 2017 Cumartesi

anne baba eğitimi dersine ilişkin yansıtmam-12

Bir macera olarak başladığım derste sondan bir önceki haftayı da geride bıraktık. Maceram son buluyor. Yeni uygulamalar kullandığımız(blog,yaka kartı ve ailede uygulama vb.) bu farklı derste yeni şeyler öğrendik ve farklı pencerelerden bakma şansını yakaladık. Özellikle aileye gidip çocuk, etkinlik ve eğitim ile ilgili konuları konuşmak farklıydı ve deneyim sahibi olmamı sağladı. Bu hafta da okul yönetiminin aile katılımı konusunda neler yapabileceğini üzerinde konuştuk. Ve hemen hemen hepimizin kabusu denecek bir konuya geçiş yaptık. Zor ebeveynler.. Gerçekten zor ebeveyn var mı? İnsanların farklı kişilik özellikleri olduğunu düşünüyorum. Farklı iletişim biçimleri de..Her ebeveynin isteği var, bunu ifade edememesi sonucunda bir iletişim eksiği, kopukluğu olduğunu düşünüyorum. Ortaya çıkan bir sorunun karşımızdaki kişiden kaynaklandığını düşünmek kolay geliyor hepimize. Biz elimizden geleni yaptık mı, iletişim kurmak ve devam ettirmek için çaba sarf ettik mi? Asıl soru bu bence. Zor ebeveyn var mı sorusundan ziyade anne babanın isteği ve ihtiyacı ne, ben bunları karşılayabiliyor muyum sorularına cevap vermek konunun kilit noktası. Öğretmen olarak aile katılımının her şeyinden sorumlu olduğumu fark ettim. Ciddi anlamda her şeyinden. Planlamadan, iletişimden başlayarak değerlendirme ve sürdürmeye kadar her şey. Oldukça ağır bir iş. Ama planlı ve düzenli olursa zevkli ve daha kolay geçer bu süreç. Ben öğrendiğimiz zor ebeveyn tiplerinden hepsine tanık oldum. Ama kişisel, evlilikle ilgili ya da ailevi problemi olan ebeveynlerden birine tanık oldum ki benim için uç noktaydı. Bir komşumuzun kızı liseye gidecekti. Babası tercih yapmasın diye eve kilitledi. Okumasın diye. Annesi bir yolunu bulup kızın tercihlerini yaptı ve kız liseye başladı. Her şeyi sorun etti, başka bir ilçede olmasını falan filan. Adamın kendi ailesi konuya dahil oldu ve kız okula gidiyor. Bir keresinde kız okula geç kalacak diye annesi kuzenimden rica etmiş, durağa bıraksın okuluna geç kalmasın. Akşam olunca kuzenime 'Sen niye bırakıyorsun kızımı?' diyerek bağırıp çağırmış. Okuldaki aile katılımı bir yana okula kızını göndermeyen bir babadan söz ediyoruz. Aslında istismarcı yani çocuğunu görmezden gelen, çocuğuna kötü davranan bir babadan da.. Ve ben bu tip ebeveynlerle nasıl başa çıkacağımı bilmiyorum. Onlara nasıl ulaşacağım? İletişim konusunda kendimi geliştirsem bile aklımda hep bir soru işareti. Konuyu baya dağıttım yine. Aile katılımında ebeveynlerin her birini kendi içlerinde değerlendirip ona yönelik iletişim biçimini seçmek gerekiyor. Şimdiden bazı zor aile gruplarıyla iletişim konusunda endişelerim var. Tamam konu olarak öğrendim ama gerçek hayatta karşıma böyle bir baba gelse öğrendiklerimi uygulayabilir miyim bilmiyorum.  

24 Mayıs 2017 Çarşamba

Konferansa Davet :)







Sevgili Kelebek sınıfı anne ve babaları;



Çocuğunuz birinci sınıfa başlayınca yazmada ve okumada sıkıntı yaşayacağını mı düşünüyorsunuz?
Bu yüzden sık sık endişeleniyor musunuz?
Çocuğunuzun okuma ve yazmaya hazırlık ile ilgili az etkinlik yaptığını mı düşünüyorsunuz?

Bu konuda endişeleriniz varsa yalnız değilsiniz. Pek çok anne ve baba bu konuda endişelenmekte.

Hep birlikte çocuklarımız için bir adım atalım.

Çocuk gelişimi ve eğitimi uzmanı Dr. Sultan BAHAR bizleri okuma yazmaya hazırlık etkinlikleri konusunda bilgilendirmek için 'OKUMAK VE YAZMAK İSTİYORUM AMA HAZIR MIYIM?' adlı konferans düzenleyecektir.

Katılımlarınızı bekliyoruz. :)

Yer: Portakal Çiçeği Anaokulu Konferans Salonu
Tarih: 25.05.2017        Saat: 15.00-16.30

Not: Konferans sırasında çocuklarınızın bakımı için oda ayarlanmıştır.



20 Mayıs 2017 Cumartesi

anne baba eğitimi dersine ilişkin yansıtmam-11

Son haftalara doğru yaklaşıyoruz. Aile katılım stratejilerini bitirdik bu hafta. Fotoğraflar, ses ve görüntü kayıtlarını, teknoloji kullanımını, bülten tahtasını, makale kutusunu, dokümantasyon panellerini, anne baba kütüphanesini, dilek/öneri kutusunu, anne babaların evde eğitime katılımlarının sağlanması ve anne babaların yönetim ve karar verme süreçlerine katılımını öğrendik. Hepsi birbirinden önemli ve kullanılması gereken stratejiler. Öğretmenlerin ve yönetici kadronun genel olarak son stratejiyi göz ardı ettiklerini düşünüyorum. Eğitim konusunda nedense anne babayı uzak tutuyorlar. Anne ve babanın kendini önemli, değerli hissetmesi önemli. Önceden bütün kararlar alınıp anne babaya söyleniyor. Doğal olarak anne baba eğitimin dışında kalmış oluyor. Anne baba kütüphanesi hoşuma gitti. Çocuğunu beklerken araştırma yapıp okuması benim çok hoşuma gider. Öğretmen olduğumda kullanacağımı düşünüyorum. Tabii ki diğer stratejileri de. Teknoloji zaten hayatımızın çoğu yerinde. Eğitimde de kullanmak mantıklı ve daha işlevsel. Sınıfıma yönelik bir dokümantasyon paneli yapmak da hoş olur diye düşünüyorum. Proje çalışmaları için neden olmasın.. Gelelim bu haftaki aile eğitimine. Bu son haftamızdı. Aile eğitimini bitirdik ve tabii ki irtibatı koparmayı düşünmüyorum. Geçen hafta verdiğim etkinlik örneklerinden en çok mandal etkinliği(küçük kas becerisi için) ve ritm çalışmasını beğenmiş çocuk. Anne bunları söylediğinde mutlu oldum ve gözlerimin parladığına eminim. Bir şeyler öğretmek istediğim için hep öğretmen olmak istemiştim. Ama önemli olan sadece öğretmek değilmiş, kendi başına öğrenmesine, oyunla gelişime destek olmakmış önemli olan. Ve tabii ki çocuğu mutlu etmek. Kendi yazdığım bir oyunu oynarken mutlu olması. Anneye etkinlikleri sadece bir kere değil istediği zamanlarda da uygulamalarını istedim. Aile eğitiminde anne konusunda şanslı olduğumu belirtmeliyim. Her zaman yeni fikirlere açık ve bana da destek oluyor. Çocuğunun gelişimini desteklemek için sürekli çabalıyor ve çocuğuyla sürekli iletişim halinde. Anne daha önce çocuğunun geometrik şekillerle ilgili eksiği olduğundan bahsetmişti. Ben de bu konuyla ilgili etkinlik örneği hazırladım. Anneyle etkinliklerle ilgili konuştuk. Anne çocuğu için etkinlik kitabı aldığını ve buradaki etkinlik, bilmece, hikayeleri çocuğuyla beraber uyguladıklarını söyledi. Kitabı inceledim ve yaşına uygun ve yaşının üzerinde etkinlikler olduğunu belirttim. Anne de etkinlikleri okuduğunu ve çocuğuna göre seçtiğini söyledi. Çocuğunun gelişimi için çabalıyor derken bunu anlatmak istemiştim. Anne de geometrik şekillerle ilgili etkinlik örneği söyledi. Fikir alışverişi yaparak annenin etkinlik örneklerini de ekledim ve uygulayabileceğini belirttim. Çocuğuyla iletişim konusunda birkaç soru yöneltti ve bunları cevapladım. Geçen dönem öğrendiğim etkili iletişim ve OBADER'in desteğiyle tabii. Genel olarak aile eğitimi benim için çok verimli ve eğitici oldu. Anneyle yüz yüze iletişime girmek ve onu bazı konularda bilgilendirmek benim için harika bir deneyim oldu. :)Anneye bu süreçte bana ve çocuğa yardımcı ve destek olduğu için teşekkür ediyorum

13 Mayıs 2017 Cumartesi

anne baba eğitimi dersine ilişkin yansıtmam-10

Bu hafta aile katılım stratejilerine devam ettik. Not, günlük, dosyalar, gelişim raporları, broşürler, afiş, konferans ve ebeveynlerin sınıf içi aile katılımını işledik. Bunların içinde en beğendiğim konferans oldu. Daha bilgilendirici olduğu için galiba. Ve daha yüz yüze.. Bir kağıttan okumaktansa yüz yüze bilgi ve iletişimi daha çok seviyorum ve daha çok bilgi edindiğimi hissediyorum. Gelişim raporlarıyla ilgili de öğretmenlerin daha dikkatli olmasını istiyorum. Kuzenimin oğlunun gelişim raporunu okumuştum. Motor becerilerinde makas kullanımında iyi yazıyordu. Ama makas kullanımı pek iyi değildi. Kopyala yapıştır yapmış galiba. Yazılan gelişim raporlarını ailenin bütün bireyleri okuyor. Çocuğun tanınması için çok önemli. Bu hafta hatta 2 haftadır drama yapmıyoruz. Bu hafta da sürekli oturdum ve dikkatimi toparlamada zorluk çektim. Derste bir kere de olsa ayağa kalkmak ve rol oynamak çok iyi geliyor bana. Diğer derslerde drama yapmak isterim. Gelelim bu haftaki aile eğitimine..Geçen hafta dün-bugün-yarın kavramları ile ilgili etkinlik örneği vermiştim. Annesi bu etkinlik örneklerini uyguladığını söyledi. Defter tutma fikrini çok beğenmiştim ve bunu uygulamışlar. Ama bu sadece 3-4 gün sürmüş ve çocuk sıkılmış. Dün-bugün-yarın kavramlarında karışıklık hala sürüyor. Çocuklar için bu çok normal tabii. Anneye bu kavramların çok çabuk kazanılmayacağını, etkinliklere devam etmesi gerektiğini söyledim. Bu hafta da küçük kas becerileri ve ritm çalışmaları ile ilgili etkinlik örnekleri üzerinde konuştuk ve anneye hazırladığım etkinlik örneklerini verdim. Anneyle beraber bu etkinlikleri okuduk ve üzerinde konuştuk. Daha sonra anneyle anne baba tutumlarını konuştuk. Her anne babanın özelliklerini ve avantaj-dezavantajları konusunda sohbet ettik. Anne aklına takılan soruları sordu ve ben de yanıtladım. Bir aile eğitimini daha böylece tamamlamış olduk. Anne uyguladığı etkinliklerin çocuğu çok mutlu ettiğini belirtti. Ve çocuğa faydalı olduğunu. Öğrendiklerimi yansıtmak beni mutlu ediyor :)

6 Mayıs 2017 Cumartesi

anne baba eğitimi dersine ilişkin yansıtmam-9

Bir haftayı daha geride bıraktık. Bu hafta yeni konuya geçmedik ve çok çabuk geçti ders. Geçen haftanın tekrarını yaptık. Sonra hazırladığımız veli toplantısı davetiyesi, gündemi, soruları ve değerlendirme anketini arkadaşlarımıza anlattık. Sınıfta diğer arkadaşlarımızın hazırladıklarına baktık ve farklı türlerde nasıl olabileceğini gördüm. Çok süslü yapan da var da çok sade olan da. Çıkardığım sonuç şu; çok masraflı olmayacak ama veli onun için uğraşıldığını bilecek. Sadece bir davetiyeyle olmayacak tabii ki velinin değerli hissetmesi. Bunlar sadece adımlar. Bu hafta dersle ilgili yansıtmam ancak bu kadar. Gelelim aile eğitimine... Bu aile eğitiminde 2. haftam. Öncelikle anneyle geçen hafta yapılan etkinlikler hakkında konuştum. Etkinlikleri nasıl yaptığını, çocuğun neler hissettiğini, kendisinin neler hissettiğini konuştuk. Etkinlik örneklerini çocuğuyla beraber yapmışlar ve birkaç tane de kendi örneklere bakarak yeni etkinlik yaptırmış. Çocuğun çok mutlu olduğunu söyledi. Çocuk bana öğretmenim demeye başladı ve verdiğim etkinlik örneklerine de ödev demeye başladı. Anneye bunların ödev olmadığını, çocuğun gelişimi için birer örnek olduğunu söyledim. Anne de bunları bildiğini, ama ödev olunca çocuğun bunları daha çok uygulamak istediğini ve mutlu olduğunu söyledi. Geçen haftaki etkinliklerle ilgili bir değerlendirme de yaptım çocukla. Örüntü modeli oluşturdum ve çocuğun tamamlamasını istedim. Boş yer bırakarak hangi nesnenin gelmesi gerektiğini sordum. Bana örüntü kullanarak kolye ve bileklik yapmış. Çok mutlu oldum. Hafta içi yapılan etkinliklerin başarılı olduğunu düşünüyorum. Daha öncesinde çocuğun istek ve ihtiyaçlarını konuşurken anne çocuğun dün-bugün-yarını karıştırdığını söylemişti. Ben de zamanla ilgili kazanım aldım ve bunla ilgili etkinlik hazırladım. Anneyle etkinlikler hakkında konuştum. Kendisinin neler yapabileceğini sordum. Anne de evde kullandığı defter olduğunu, çocuğun her gün yaptığıyla ilgili resim çizebileceğini söyledi. Sonra çizdiği resimlere bakarak dün neler yaptık diye sorarak dün ile ilgili konuşabileceğini söyledi. Açıkçası defter tutma işi çok hoşuma gitti. Bir nevi çocuğun günlüğü. Ve aile eğitimi bir anneden böyle bir öneri gelmesi çok hoşuma gitti. Aile eğitiminin amacına adım adım ulaştığımı hissetmeye başladım. Bu eğitim bitince anne etkinlik ve oyun hazırlamaya, yeni etkinlikler planlamaya devam edecek bence. Daha sonra anneyle okul öncesi eğitimin neden gerekli olduğuyla ilgili konuştuk. Sorular sordu, ben de elimden  geldiğince cevapladım. Çocuklar ve eğitim konusunda bilgi sahibi olduğumu ve bunu aktarmayı başardığımı fark ettim. Böylece bu haftaki aile eğitimini tamamlamış oldum...

28 Nisan 2017 Cuma

anne baba eğitimi dersine ilişkin yansıtmam-8

10. haftamızı geride bıraktık. Dolu dolu 10 hafta. Bu süreç hem çok hızlı geçti hem çok faydalı bilgi ve deneyimlerle. Geçen hafta yaptığımız okul tanıtım kitapçıklarını inceledik. Sonra veli toplantıları, bireysel görüşmeler, telefon görüşmeleri ve haber mektuplarını öğrendik. Veli toplantısı öncesi sırasında ve sonrasında yapılacaklar üzerinde durduk. Öncesinde yapılacaklardan en çok dikkatimi çeken detay; not tutma oldu. Ailelerin not tutması yani. Kendi annemden yola çıkarak faydası olacağını düşünüyorum. O an öğretmenin ne dediği değil de kendisinin ne anladığını yazacağına eminim. Ve soracağı soruları da yazacağına eminim. Ben bunu çok beğendim ve uygulamayı düşünüyorum. Sonrasında yapılacaklar ilişkinin devamı için çok önemli aslında. Ama genelde en çok atlanılan kısım bu oluyor. Bizim okulda toplantılar klasikti, fazla klasik hatta. 1 adet herkeste aynı olan davetiye çıktısı. Biz keserdik onu da. Şu ana yapılan tüm toplantıları düşünecek olursak hepsi not içindi. Ana okuluna gitmediğim için ilköğretim ve lise toplantılarımdan bahsedeceğim. Klasik olan kısım ilköğretim. Öğretmenlerimiz sınıfımızda velilerle not hakkında konuştu hep. Branşlar arttıkça sınıf sayısı arttı. Fen öğretmenin sınıfı, Türkçe öğretmenin sınıfı. Ama lise tam bir kabustu. İlk veli toplantısı. Durumumuzu öğrenmek için ve tabii ki not. Şöyle hayal edelim; 9. sınıflarda a den z ye kadar her harften şube var. ç,ş,ö bile vardı. Benim şubem t idi. Okul 2 bloktan oluşuyor ve her blokta 4 kat var. İlk veli toplantısı tüm okul içindi. Her sınıfta 3 hoca ve her sırada da pide kuyruğu gibi kuyruk. Tam bir curcunaydı. 10 gibi falan gitmiştik annemle 4 e kadar hocaların çoğuyla görüşmüştük. Hani şey olur ya birden çok kuyruk vardır, gittiğiniz kişi başka sıraya geçer siz başka. Sıra ilk kime gelirse önce onla görüşülür sonra diğerlerine. Çok karışık oldu sanırım. Örnek verecek olursam; annem matematik hocasının kuyruk sırasında, ben fizik. İlk fiziğe geldi mesela. Annemi çağırırdım  hocayla görüşürdü ben o zaman matematik sırasına geçerdim. Böyle devirdaim yaparak hocalarla görüştük. Her hoca da öyle kolay bulunmuyordu. Arada sınıf arkadaşlarımı görüyordum annelerinin babalarının yanında ordan oraya gitmekten perişan. O kadar kalabalığın içinde bir çocuk kaybolmuştu ve tüm okulda anons yapılmıştı. Sonra annesi gidip müdür yardımcısının odasından çocuğunu almıştı. Çok yorucuydu. Ben ondan sonra hiçbir toplantıya gitmedim. Konuyu baya dağıttım. Derse dönecek olursak bireysel görüşmeler yaptık önce öğretmen oldum. Her drama benim için gerçeklerle yüz yüze gelme bir bakıma. Çocuğunun problemini paylaşan bir aileyle nasıl konuşulacağını, akıl vermemem gerektiğini ve çözüme yönelik adımları nasıl atacağımı deneyerek öğreniyorum. Öğretmenken gayet profesyonelce yaklaşırken, iletişim becerilerini kullanırken veli olduğumda partnerimi zorluyorum. Bana böyle yaklaşan bir aile olursa nasıl davranırım diye soruyorum da içten içten kendime. Dramalarda öğretmen olduğumda gittikçe daha rahat ve ailenin ihtiyacına cevap verecek şekilde konuşuyorum. Benim için önemli bir gelişme bu. Bu hafta derste işlediğimiz veli toplantı davetiyesi, değerlendirme anketi, toplantı için sorular ve haber mektubu hazırlayacağız. Öğretmen olma yolunda sağlam adımlar bunların hepsi..:)  

22 Nisan 2017 Cumartesi

anne baba eğitimi dersine ilişkin yansıtmam-7

Çok eğlenceli ve öğretici bir ders oldu benim için. Aile eğitimi stratejilerinden bahsettik. Eş zamanlı doğaçlama yaptık. Bir veli oldum ve ilk defa öğretmenle buluştuğumuz anı canlandırdık. Ben hem veli hem de öğretmenken rahat ettim. Ama öğretmenken daha bir rahattım alanı bilmenin avantajı galiba. Tam bildiğimiz de söylenmez aslında ama bilgi birikimimiz var. Sadece bu derste değil bilimsel araştırma dersinde de problemin nedenlerini de bulurken kendi alanımla ilgili daha kolay akıl yürütebiliyorum. Gözlerimizi kapattık ve aileyle karşılaştığımız o ilk anı canlandırdık. Okulun ilk günü.. Benim hayal ettiğim; heyecanlıyım ve ailelerin biri gelip çocuğunu sınıfa bırakıyor. Çocuklar içeride şaşkın ve biraz üzgün. Onlarla ilgilenirken bir yandan başka bir aile geliyor. Her veli gediğinde heyecanlanıyorum ve gelen çocukla göz göze gelip gülümsüyorum. Genel olarak olumlu bir bakış açısı yanı. Ama okuduklarım ve dinlediklerim aklıma gelince o kadar iyi geçecek mi ilk günler diye kaygılanıyorum. Veli toplantısında neler yapmamız ve yapmamamız gerektiğini konuştuk. Giyim, beden dili, davranış tarzımız çok önemli ve dikkat çeken ilk noktalar.Hazırlıklı ve planlı olunca öğretmen daha rahat eder diye düşünüyorum. Yani ben olsam baya rahatlardım. Her aileye yaka kartı, okulun kitapçığını, bilgilendirme formunu, yiyecek/içeceği hazırlamış olsam kendimi daha iyi hissederim. Bir veli olarak toplantıya katılsam ve böyle karşılanmış olsam bana değer verildiğini hissederdim. Ev ziyaretinden bahsettik. Önemli olan noktalar üzerinde konuştuk. Aileye haber verme, içerik ile ilgili önceden bilgilendirme gibi hazırlıklar yapmamız gerektiğinden bahsettik. Bunla ilgili benim de bir anım var. 8. sınıftayken matematik öğretmenim evimize gelmişti. Daha doğrusu ders çıkışında öğretmenimiz, sınıf arkadaşlarım ve ben eve geldik. Annem sofrayı bir güzel donatmış. Her gün böyle yemek yiyoruz süsü verilmeye çalışılıyor. Yemek yedik, çay içtik, meyve yedik ve okul ya da benle ilgili bişey konuşmadı hoca. Ben afallamıştım ve neden geldiğine bir anlam verememiştim. Annem de neler olduğunu anlamamıştı. Böyle muallakta geçen bir ziyaretti. Bu derste çok güldüm hem de baya çok. Konuştuğumuz konular çok önemli bunun bilincindeyim ama verdiğiniz örneklere gülmemek elde değil. Biraz da yaptığım aile eğitimden bahsetmek istiyorum yani yapmaya çalıştığım. Anne ile daha önce konuşup çocuğun ihtiyacı olan konuları saptamıştık. Anne ile görüştüm ve önce örüntü ile ilgili çocuğuyla bişeyler yapıp yapmadığını sordum. Yapmadığını söyleyince hazırladığım planlamayı anneye verdim ve etkinlikler üzerinde fikir alışverişinde bulunduk.  Etkinlikler dışında bu konuyla ilgili neler yapabileceği üzerinde tartıştık. Bilgili ve bilinçli bir anne olduğu için fikir üretmede pek zorlanmadı. Sonra çocuk ile iletişim konusunda anneyle konuştum. Aile eğitimimin ilk haftası böyle geçti ve ilk deneyimim olduğu için heyecanlıydım. Bu haftaki etkinlik üzerinde de düzenlemeler yapmam gerekiyor ve oyun üzerine yoğunlaşmam gerekiyor. Bu konuda eksiğim var. Son olarak okul tanıtım kitapçığı yaptık. Okul açma hayalimiz üzerine belki de ilk adım oldu bu.. :)

7 Nisan 2017 Cuma

Anne baba eğitimi dersine ilişkin yansıtmam-6

Bu hafta benim dört gözle beklediğim konu hakkında konuştuk. İletişim.. Her ne kadar genelde aile ile iletişim konusu üzerinde dursak da sadece mesleki hayatımızda değil canlının olduğu her yerde önemli olan bir konu bence. Kendi kişisel hayatımda da önüme çıkan ve sorunların neyden kaynaklandığını anlayıp üzerinde çabaladığım bir konu iletişim. Geçen yıl Mustafa hoca dan birçok strateji öğrendim ve uyguladım. Sorunlara karşı başarılı olduğum da oldu başarısız olduğum da. Bu derste daha çok aile ile iletişim konusuna değindik. Her öğretmenin dert yandığı bir mesele olan aile; doğru yöntemler kullanıldığında sorun olmaktan çıkıp destek haline geliyor. Bunlar öğretmenler için çok önemli ve değerli. Eş zamanlı canlandırma yaptık. Ve iletişime geçemeyen bir anneyi canlandırdım. Çocuğumun bir sorunu vardı ve bunu öğretmenle paylaşamadım. Tutturmuş bir 23 nisan için davul zurna. Aslında günlük hayatta sık olarak karşımıza çıkan bir sorun bu. Mesela konuştuğum kişi başka bişeyle ilgilenirse benim modum düşer ve direk susarım. Kişiler arası iletişimde kullanılan becerilerden bahsettik. Saygı, merak, sabır, empati, öz farkındalık ve daha birçok beceri. Hepsi ayrı ayrı çok önemli ve günlük hayatımızda kullanmamız gereken beceriler. Gelelim kitaba. Derste konuştuğumuz iletişim ile paralel bir konu. Aile değerleri ve toplantıları..Çevremdeki ailelerin hiçbirinde aile toplantısı görmedim. Ama aile değerleri daha doğrusu süregelen değerler mevcut. Aklıma şu soru geldi. Aile toplantıları yapmıyoruz ve bizler bu değerleri nasıl öğreniyoruz? Cevabım şu; kitapta anlatılan örnekteki gibi. Çoğumuz bu değerler çiğnendiğinde bu değerler hakkında bilgi sahibi olduk. Afallıyoruz önce ama sonra göre göre öğreniyoruz ve kabulleniyoruz. Böylece nesilden nesile aktarılıyor. Fakat doğru mu aktarılıyor? Sorun bu. Kitapta aile değerleri ve toplantıları ile ilgili öneriler çok hoşuma gitti ve not defterime yazdım. Bunu uygulamayı çok istiyorum kendi ailemde. Üzerinde çalışmam gerek ve galiba bizim aile için biraz geç. Çocuklar olan bizler büyüdük ve kendi ailelerimizi kuracak yaşa geldik. Tüm bunlardan daha önemli bir konu var ki bu da artık doğru ya da yanlış bu değerler bizim hayatımızda. Uyguluyoruz ve bazen neden olduğunun farkında bile değiliz. Bu saatten sonra değişemeyecek şeyler olduğunu düşünüyorum ve bizim ailede bişeyleri değiştirmek kolay değil. Aile bir ekip işi ve bu ekipteki herkesin görevleri ve sorumlulukları olmalı. Bunlar da en iyi aile toplantılarında konuşulabilir bence. Benim burda gördüğüm en önemli yapı taşı anne baba ve aralarındaki ilişki, bunları çocuğa yansıtmaları.Çocuğun da öğrendiklerini kendi hayatında paylaşacağını bilerek ve böylece aslında yeni nesiller yetiştirdiğinin farkında olarak. Çocuğun kendini ailenin bir parçası olarak görmesi aitlik için çok önemli. Kitap bitti ve hem sevindim hem üzüldüm. Sevindim çünkü; hayatımda olan ama fark etmediğim konular hakkında bilgi sahibi oldum. Anne olacağım zaman çocuğumun gelişmesi için aile olarak gelişmemiz için neler yapmam gerektiğini öğrendim. Benim için doyurucu ve dolu dolu bir kitaptı. Çevremdeki annelere vereceğim bu kitabı. Ben kendi adıma çok şey öğrendim ve şimdi sıra onlarda. Üzülmemin nedeni; bitmesi. Çok güzel ilerliyordu ve ufkumu açıyordu. sadece bir kitap değildi benim için. Takıldığım yerde açık okuduğum, ailelerle bazı bölümlerini paylaştığım, içinden notlar aldığın bir rehber. Kitap bir bütün olarak çok değerli. Çook çoook..  

31 Mart 2017 Cuma

anne baba eğitimi dersine ilişkin yansıtmam-5

Oldukça yoğun bir dersti benim için. Anne babanın beklentileri, ihtiyaçları konusunda konuştuk. Öğretmenin anne ve babaları nasıl değerlendirdiği üzerinde durduk. Bazıları bana uçuk geldi açıkçası. Özellikle öğretmenin anne ve babayı tedaviye ihtiyacı olan bireyler olarak gördüğünü öğrendiğimde şaşırdım. Tamam öğretmen olarak yüzlerce binlerce insanla iletişim içerisindesin ve bazıları seniz zorluyor olabilir. Ama anne ve babayı böyle nitelendirmek ve onun çocuğuyla bu doğrultuda ilgilenmek çok büyük kayıplara yol açabilir. Sınıfta da bahsettiğimiz gibi bütün bunlardan en fazla etkilenen her zaman çocuk oluyor. Çocuk, sorun olduğunda ortada kalıyor ve bu fark edilmiyor bile. Hem öğretmen hem anne baba çocuğun iyiliği istiyor. Ama iyilik derken kastedilen ne. Ayrım burada başlıyor ve öğretmen ile anne baba etkileşim içinde olmadığında aralarındaki bağ da kopuyor. Herkes kendi açısında baktığında haklı görünüyor fakat ortaya apayrı bir gerçek çıkıyor. Hem öğretmen hem anne baba bazı durumlarda olaylara dışarıdan bakıp tarafsız da yorum yapmalı bence. Şu ana kadar öğrendiğim bilgilerin birbiriyle iç içe olduğunu görüyorum. Öğretmen olduğumda hedefim anne ve babalarla paydaşlık model. Ama o seviyeye gelmem için çok çabalamam gerektiğinin farkındayım. Ülkemizde bu modelin fazla kullanıldığını görmedim. Öğretmen ve anne babanın bu konuda güvensiz olduğunu düşünüyorum. Öğretmen ortaklık modelini uygulamaya çekiniyor ve anne babanın ne yapacağı, bu süreçte nasıl bir rol oynayacakları öğretmeni tedirgin ediyor. Ve çoğu öğretmen çabalamak istemiyor. Anne baba eğitiminin bütün öğretmenlerle uygulamalı olarak çalışılması gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda kendimi şanslı hissediyorum. Aktif olarak anne baba eğitimi sürecine katılmamız gerekiyor. Seçtiğimiz anne babaya bir etkinlik örneği, önerisi sunmak, aileye önemli gördükleri eğitim konusunda bilgi vermek bizim için çok önemli bir adım. Aileyle nasıl iletişim kuracağımızı, bu süreci biz planlıyoruz. Bunların benim için büyük bir avantajı olacak. Ve gelelim kitaba.. Bu bölümde anne baba olarak nelerin farkında olunmalı konusu var. Anne baba olarak önce aramızdaki ilişkinin sağlıklı olması gerekiyormuş. Çocuğun üç ebeveyni var; annesi, babası, anne ve babası arasındaki ilişki sözünü doğrular nitelikte. Her anne babanın iddia ettiği ve üzerinde emin oldukları yanlış bir konu var; çocuklarının kendilerine ait oldukları düşüncesi. Çocuğun bir özel alanı var ve bu konuda ona saygılı davranılması gerekiyor. Bizim ailede hala kabul edilmeyen bir konu bu. Aileden birşey saklanmaz düşüncesi hakim. Kitapta dikkatimi çeken bir başka konu sohbet içinde olma. Aynı ortamda ya da aynı konu üzerinde konuşmaktan daha başka bir anlamı var sohbetin. Birbirinin hayatına tanıklık etmek. Çocukların hayalleri, düşüncesi, duyguları aile içinde konuşulmadığında anne baba çocuğunu tam anlamıyla anlamıyor. Onun ilgisini, ihtiyacını bilmiyor ve nasıl davranması gerektiğini de kestiremiyor. Bu da iletişimde büyük bir engel. Kitapta sohbeti engelleyen konulardan bahsedilmiş. Hepsi önemli maddeler. Ama ben bir madde daha eklemek istiyorum. Anne ve babanın çocuklarıyla nasıl sohbet kurmaları gerektiğini bilmemesi ve bu yüzden çabalamaması. Biz böyle gördük deyip çocuğunun başını okşamayan, ona sarılamayan ve sohbet edemeyen anne babalar var. Daha doğrusu babalar.  Nasıl yapılacağı konusunda bilgileri ve deneyimleri olmadığından yanlış bişey yapmamak adına hiçbir şey yapmayan aileler var. Ve çocukluktan başlamayınca ileriki yaşlarda adım atmak daha zor oluyor. Anne ve babalardan isteğim; çocuklarının gerçek anlamında farkında olmaları, onların gelişimine yardımcı olmaları ve koşulsuz sevip bunu çocuğuna da hissettirmeleri..

25 Mart 2017 Cumartesi

Anne baba eğitimi dersine ilişkin yansıtmam-4

Bu hafta aile katılımı üzerinde konuştuk ve tartıştık. Aile katılımının sadece veliyi okula çağırıp etkinlik yapmak olmadığını fark ettim. Aile katılımı için yapılacak çok güzel ve etkili yollar da var aslında. Ama çabalamak gerektiği için çok kullanıldığını düşünmüyorum. Aile eğitimi ile aile katılımı arasındaki farklara değindik. Aile katılımı fiziksel bir etkinlik iken aile eğitimi daha farkındalık üzerine. Sonra aile katılımını engelleyen faktörlerden konuşup canlandırma yaptık. Şunu özellikle belirtmeliyim ki; benim için zorlu geçti. Aile katılımının önemini ve neden uygulanması gerek biliyorum ama karşıt düşünen bir kişiye anlatmak ve ikna etmek çok yorucu. Ki bu tamamen gerçeği yansıtmayıp drama da olsa. En çok dikkatimi çeken; bir konu hakkında boş vermek; onun gerekliliği üzerinde konuşmaktan daha kolay. Çünkü; onlarca bahane bulabilirsin yapmamak için. Ama önemini bildikten ve anladıktan sonra mücadele etmen gerektiğini bilirsin ve zorlu bir sürece girersin. İş tam da burada başlar işte. Bu konuda daha fazla okumalıyım ve farklı fikirler üzerinde düşünmeliyim. Alanımla ve yapmam gereken şeyler üzerine. Ve gelelim kitabın bana kattıklarına. Anne ve baba olmadan önce birey olduğumuzun farkına varmamız gerek ve karşımızdakini olduğu gibi kabul etmek. Onu değiştirmeye çalışarak değil, kendini farklı biri olarak göstererek de değil. Olduğu gibi kabul etmek ve gelişmesine katkıda bulunmak ilişkinin temeli bence. Bir başka konu da çocuğun tanıkları. Yani en başta anne ve babası. Çocukluğumda tanıklarımla çok vakit geçirmediğimi, bunun beni etkilediğini ve içimde bir burukluk olarak kaldığını düşündüm. Bunların farkında olarak anne olduğumda daha farklı olacağımı düşünüyorum. Sürekli öğrenen, araştıran, çocuğun gelişmesiyle ilgilenen bir anne ve öğretmen olmak istiyorum. Bunun için çok zorlu bir süreç olduğunun da farkındayım. Kendimi geliştirmeye karar verdim ve bu konuda kitabın önerisini uygulayacağım. Defterin bir köşesine o günkü olay diğer köşesine duygularım. Böylece benim bile farkında olmadığım içimdeki bene ulaşmaya çalışacağım. Kısacası iç yolculuk. Ben yaşamımın öğrencisi olacağım çünkü.

18 Mart 2017 Cumartesi

anne baba eğitimi dersine ilişkin yansıtmam-3

Aile eğitimi; çocuğun gelişimini, sağlığını; ebeveyn-çocuk arasındaki iletişimi desteklemek, zengin uyarıcılı ev ortamı oluşturmak, duygusal ve toplumsal yönden destek vermek için ailelere kazandırılması gereken tutum, bilgi ve becerilerin sistemli ve planlı şekilde oluşması için yapılan çalışmalardır.
                                                                                                                               (KAVLAK,2017) 
Böylece eğitim dünyasına adım atmış bulunuyorum. Verimli ve hareketli bir dersti benim için. Aile eğitimini tartıştık ve neler olması gerektiğini konuştuk. Şu ana kadar farkında olmadığım ve üzerinde çok fazla düşünmediğim bir konuydu. Her anne- babanın öğrenmesi gereken bilgiler olduğunu düşünüyorum. Ve izlediğim videodan bir hayli etkilendim. Baba destek programı. Babaların yorumları, çocuklarının farkında olarak vakit geçirmeleri ve değişen davranışları beni etkiledi. Keşke dedim her baba bu programa aktif katılsa tabii benim babam da.. Diğer programlar da bu kadar etkili olur umarım anne-babalar için. Derste eş zamanlı canlandırma yaptık ve öğretmen rolünü aldım. Sadece bir canlandırma olmasına rağmen gerildim ve vereceğim cevaplar üzerinde düşündüm. Bu konuda çok eksiğimin olduğunu fark ettim. İlk defa bu derste istasyon tekniğini kullandık. Saatler sürebilecek bir konuyu aktif bir şekilde çok daha kısa bir sürede öğrendim. Ve bu süreçte işbirliği, grup dayanışması yaparak. Her ders sonunda anne-baba olmanın sorumluluğu artıyor içimde. Her hafta yeni bilgiler öğreniyorum ve bunlar hem anne-baba hem öğretmen için çok önemli şeyler. Bu hafta çocukla ilgili niyetimin saf olması gerektiğini öğrendim. Yani bir beklenti içinde olmadan. Kendini keşfedebilen ve kendisinin farkında olan bir birey yetiştirmek. Ve tabii ki ilk isteyeceğim şey doya doya çocukluğunu yaşamasını. Etrafımdaki birçok çocuk çocukluğunu yaşayamıyor. Ve bu konuya en yakın zamanda el atacağım. Onları parka, bahçeye çıkarıp doğayla iç içe olması için çabalayacağım. Diğer bir konu ise yetiştireceğim bireyin hem kendi özüyle hem toplumla ilişkisinin dengeli olması gerektiği. Bir de başarı konusuna değinmek istiyorum. Her ailenin bu konuyla ilgili çocuğundan beklentisi oluyor genelde. Benim ailemde illa şu ya da illa bu meslek sahibi olacaksın şeklinde değildi bu. Ailem en çok da annem kendi ayaklarımın üzerinde durmamın daha önemli olduğunu söyledi. Ve tabii yaptığım mesleği severek yapmam gerektiğini. Aile özellikle anne çocuğun yetiştirilmesinde çok önemli bir yere sahip. Bu yüzden vereceğim aile eğitiminde anneyi ön planda tutmayı düşünüyorum. Benim açımdan her ders çok güzel ve farklı geçiyor. Ve farklı tekniklerin öğrenmemde etkili olduğunu düşünüyorum. 

11 Mart 2017 Cumartesi

anne baba eğitimi dersine ilişkin yansıtmam-2

Bu hafta sorgulayıcı ve tartışma ortamı içinde geçti. Sorulan soruları kendi içimde düşündüm. Mesela anne baba kime denir. Bence ilgi, şefkat gösteren, koruyan ve onla bişeyler paylaşan kimsedir. Doğum yaptıktan sonra çocuğunu bırakıp giden, aç bırakıp ölüme terk eden kişi anne olmamalıdır. Haberlerde cani anne başlıklı manşetler görüyoruz ne yazık ki. Çocuğu dünyaya getiren herkes anne olabilir mi? Öncelikle tabii ki hamilelik süreci zorlu bir süreç. Bebek doğduktan sonra daha fazla sorumluluk geliyor hem anneye hem babaya. Her anne baba adayı önce şunu sormalı kendine; ben anne- baba olmaya hazır mıyım? Bunun için ne yaptım ne yapmam gerekiyor. Ve tabii ki istiyor muyum sorusu. Bence herkes anne değil. Bana hep ağır bir sorumluluk gibi gelmişti anne baba olma düşüncesi. Çünkü; bir birey yetiştiriyorsun. Bunu senin davranışların, tutumun belirliyor, o bireyi farklı yüzlerce kişi haline getirebilirsin. Bu bölüme başlayana kadar hep müdahale eden bir anne olarak düşünüyordum kendimi. Hani biraz sık boğaz eden türden. Ama artık öyle bir anne olmam, çocuğun gelişimini biliyorum ve bunu engellemek tabii ki istemem. Kitapta da bahsettiği gibi;aslında çocuklar hem güvende olmak ister hem özgür olmak ister. Bu aradaki denge çok önemli bence. Doğan Cüceloğlu'nun bu kitabı bence anne- babalar için çok önemli ve değerli bir kitap. Çevremdeki tüm anne- babalara ve anne- baba adaylarına tavsiye edeceğim. Videolar eğlenceli olsa ben biraz o çocukların  sonraki hallerini düşündüm. Arada baya fark olacak çünkü. Diğer bir konuysa anne-baba tutumu. Bunu tabii ki kendi anne-babamdan yola çıkarak değerlendirdim. Bizde galiba ortaya karışık. Annemin tabiriyle yerine göre :) Mesela toplum içinde biraz otoriter, evde daha demokratik. Ama hiç ihmalkar ve aşırı hoşgörü olmadı. Önceki senelerde mükemmelliyetçi, koruyucu falan da oldu. Seneler geçtikçe, biz büyüdükçe ve birey oldukça tutumlarda değişiklikler oldu. Sonuç olarak; daha çok kendi kendimi ve ailemi sorguladığım bir ders oldu. Tabii bir de anne-baba tutumlarını canlandırma yaptığımız kısım benim için çok eğlenceliydi.

4 Mart 2017 Cumartesi

Anne Baba Eğitimi dersine ilişkin yansıtmam-1

Sınıfa girdikten sonra ilk iş olarak sıraların u şeklinde olması garip bir durumdu benim için. Gözlem yaptığım ana sınıfında çocuklar bu şekilde oturuyordu ama ben en son ilkokulda bu şekilde oturmuştum. Ne kadar etkili bir düzen olduğunu unutmuşum ve düzenin içindeyken bunu fark ettim. İsimlerimizi teker teker saymanız ve bize öğretmenim diye hitap etmeniz hoşuma gitti ve kendimi öğretmen gibi hissetmeye başladım. Dersin tekdüze, standart olarak değil sürekli tartışarak, fikir alışverişinde bulunarak çeşitli etkinliklerin de içinde bulunduğu bir şekilde olması etkili ve kalıcı oldu diyebilirim. Bu etkinliklerin ve tartışmaların aslında birey olarak kendimi ve fikrimi ifade etmemde, arkadaşlarımın da fikrini öğrenerek yeni bir boyutla bakmamda etkili oldu. Genelde unuttuğum ya da aklıma gelmeyen bir boyut. Tek bir doğrunun olmadığını anladım bu derste. Ve yaptığımız drama etkinliği beni çok mutlu etti. Geçen sene başta zorlanarak sonrasında severek uygulamaya çalıştığım teknikleri bu derste de kullanmamız daha iyi ve etkili bir öğrenme biçimi. Bizlere sözel veya sosyal medya aracılığıyla geri dönüşler yapmanız önemli ve değerli hissetmemi sağladı. Şunu da fark ettim; fonda müziğin olması derse daha kolay adapte olmamı ve daha rahat düşünmeme yardımcı oldu. Genel olarak; dersin işleyişi benim çok hoşuma gitti. Yeniliklere ve farklılıklara açık bir ders.