27 Mayıs 2017 Cumartesi
anne baba eğitimi dersine ilişkin yansıtmam-12
Bir macera olarak başladığım derste sondan bir önceki haftayı da geride bıraktık. Maceram son buluyor. Yeni uygulamalar kullandığımız(blog,yaka kartı ve ailede uygulama vb.) bu farklı derste yeni şeyler öğrendik ve farklı pencerelerden bakma şansını yakaladık. Özellikle aileye gidip çocuk, etkinlik ve eğitim ile ilgili konuları konuşmak farklıydı ve deneyim sahibi olmamı sağladı. Bu hafta da okul yönetiminin aile katılımı konusunda neler yapabileceğini üzerinde konuştuk. Ve hemen hemen hepimizin kabusu denecek bir konuya geçiş yaptık. Zor ebeveynler.. Gerçekten zor ebeveyn var mı? İnsanların farklı kişilik özellikleri olduğunu düşünüyorum. Farklı iletişim biçimleri de..Her ebeveynin isteği var, bunu ifade edememesi sonucunda bir iletişim eksiği, kopukluğu olduğunu düşünüyorum. Ortaya çıkan bir sorunun karşımızdaki kişiden kaynaklandığını düşünmek kolay geliyor hepimize. Biz elimizden geleni yaptık mı, iletişim kurmak ve devam ettirmek için çaba sarf ettik mi? Asıl soru bu bence. Zor ebeveyn var mı sorusundan ziyade anne babanın isteği ve ihtiyacı ne, ben bunları karşılayabiliyor muyum sorularına cevap vermek konunun kilit noktası. Öğretmen olarak aile katılımının her şeyinden sorumlu olduğumu fark ettim. Ciddi anlamda her şeyinden. Planlamadan, iletişimden başlayarak değerlendirme ve sürdürmeye kadar her şey. Oldukça ağır bir iş. Ama planlı ve düzenli olursa zevkli ve daha kolay geçer bu süreç. Ben öğrendiğimiz zor ebeveyn tiplerinden hepsine tanık oldum. Ama kişisel, evlilikle ilgili ya da ailevi problemi olan ebeveynlerden birine tanık oldum ki benim için uç noktaydı. Bir komşumuzun kızı liseye gidecekti. Babası tercih yapmasın diye eve kilitledi. Okumasın diye. Annesi bir yolunu bulup kızın tercihlerini yaptı ve kız liseye başladı. Her şeyi sorun etti, başka bir ilçede olmasını falan filan. Adamın kendi ailesi konuya dahil oldu ve kız okula gidiyor. Bir keresinde kız okula geç kalacak diye annesi kuzenimden rica etmiş, durağa bıraksın okuluna geç kalmasın. Akşam olunca kuzenime 'Sen niye bırakıyorsun kızımı?' diyerek bağırıp çağırmış. Okuldaki aile katılımı bir yana okula kızını göndermeyen bir babadan söz ediyoruz. Aslında istismarcı yani çocuğunu görmezden gelen, çocuğuna kötü davranan bir babadan da.. Ve ben bu tip ebeveynlerle nasıl başa çıkacağımı bilmiyorum. Onlara nasıl ulaşacağım? İletişim konusunda kendimi geliştirsem bile aklımda hep bir soru işareti. Konuyu baya dağıttım yine. Aile katılımında ebeveynlerin her birini kendi içlerinde değerlendirip ona yönelik iletişim biçimini seçmek gerekiyor. Şimdiden bazı zor aile gruplarıyla iletişim konusunda endişelerim var. Tamam konu olarak öğrendim ama gerçek hayatta karşıma böyle bir baba gelse öğrendiklerimi uygulayabilir miyim bilmiyorum.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
:)
YanıtlaSilGerçekten en severek okuduğum bloglardan biriydi teşekkürler Ayşe.