31 Mart 2017 Cuma
anne baba eğitimi dersine ilişkin yansıtmam-5
Oldukça yoğun bir dersti benim için. Anne babanın beklentileri, ihtiyaçları konusunda konuştuk. Öğretmenin anne ve babaları nasıl değerlendirdiği üzerinde durduk. Bazıları bana uçuk geldi açıkçası. Özellikle öğretmenin anne ve babayı tedaviye ihtiyacı olan bireyler olarak gördüğünü öğrendiğimde şaşırdım. Tamam öğretmen olarak yüzlerce binlerce insanla iletişim içerisindesin ve bazıları seniz zorluyor olabilir. Ama anne ve babayı böyle nitelendirmek ve onun çocuğuyla bu doğrultuda ilgilenmek çok büyük kayıplara yol açabilir. Sınıfta da bahsettiğimiz gibi bütün bunlardan en fazla etkilenen her zaman çocuk oluyor. Çocuk, sorun olduğunda ortada kalıyor ve bu fark edilmiyor bile. Hem öğretmen hem anne baba çocuğun iyiliği istiyor. Ama iyilik derken kastedilen ne. Ayrım burada başlıyor ve öğretmen ile anne baba etkileşim içinde olmadığında aralarındaki bağ da kopuyor. Herkes kendi açısında baktığında haklı görünüyor fakat ortaya apayrı bir gerçek çıkıyor. Hem öğretmen hem anne baba bazı durumlarda olaylara dışarıdan bakıp tarafsız da yorum yapmalı bence. Şu ana kadar öğrendiğim bilgilerin birbiriyle iç içe olduğunu görüyorum. Öğretmen olduğumda hedefim anne ve babalarla paydaşlık model. Ama o seviyeye gelmem için çok çabalamam gerektiğinin farkındayım. Ülkemizde bu modelin fazla kullanıldığını görmedim. Öğretmen ve anne babanın bu konuda güvensiz olduğunu düşünüyorum. Öğretmen ortaklık modelini uygulamaya çekiniyor ve anne babanın ne yapacağı, bu süreçte nasıl bir rol oynayacakları öğretmeni tedirgin ediyor. Ve çoğu öğretmen çabalamak istemiyor. Anne baba eğitiminin bütün öğretmenlerle uygulamalı olarak çalışılması gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda kendimi şanslı hissediyorum. Aktif olarak anne baba eğitimi sürecine katılmamız gerekiyor. Seçtiğimiz anne babaya bir etkinlik örneği, önerisi sunmak, aileye önemli gördükleri eğitim konusunda bilgi vermek bizim için çok önemli bir adım. Aileyle nasıl iletişim kuracağımızı, bu süreci biz planlıyoruz. Bunların benim için büyük bir avantajı olacak. Ve gelelim kitaba.. Bu bölümde anne baba olarak nelerin farkında olunmalı konusu var. Anne baba olarak önce aramızdaki ilişkinin sağlıklı olması gerekiyormuş. Çocuğun üç ebeveyni var; annesi, babası, anne ve babası arasındaki ilişki sözünü doğrular nitelikte. Her anne babanın iddia ettiği ve üzerinde emin oldukları yanlış bir konu var; çocuklarının kendilerine ait oldukları düşüncesi. Çocuğun bir özel alanı var ve bu konuda ona saygılı davranılması gerekiyor. Bizim ailede hala kabul edilmeyen bir konu bu. Aileden birşey saklanmaz düşüncesi hakim. Kitapta dikkatimi çeken bir başka konu sohbet içinde olma. Aynı ortamda ya da aynı konu üzerinde konuşmaktan daha başka bir anlamı var sohbetin. Birbirinin hayatına tanıklık etmek. Çocukların hayalleri, düşüncesi, duyguları aile içinde konuşulmadığında anne baba çocuğunu tam anlamıyla anlamıyor. Onun ilgisini, ihtiyacını bilmiyor ve nasıl davranması gerektiğini de kestiremiyor. Bu da iletişimde büyük bir engel. Kitapta sohbeti engelleyen konulardan bahsedilmiş. Hepsi önemli maddeler. Ama ben bir madde daha eklemek istiyorum. Anne ve babanın çocuklarıyla nasıl sohbet kurmaları gerektiğini bilmemesi ve bu yüzden çabalamaması. Biz böyle gördük deyip çocuğunun başını okşamayan, ona sarılamayan ve sohbet edemeyen anne babalar var. Daha doğrusu babalar. Nasıl yapılacağı konusunda bilgileri ve deneyimleri olmadığından yanlış bişey yapmamak adına hiçbir şey yapmayan aileler var. Ve çocukluktan başlamayınca ileriki yaşlarda adım atmak daha zor oluyor. Anne ve babalardan isteğim; çocuklarının gerçek anlamında farkında olmaları, onların gelişimine yardımcı olmaları ve koşulsuz sevip bunu çocuğuna da hissettirmeleri..
25 Mart 2017 Cumartesi
Anne baba eğitimi dersine ilişkin yansıtmam-4
Bu hafta aile katılımı üzerinde konuştuk ve tartıştık. Aile katılımının sadece veliyi okula çağırıp etkinlik yapmak olmadığını fark ettim. Aile katılımı için yapılacak çok güzel ve etkili yollar da var aslında. Ama çabalamak gerektiği için çok kullanıldığını düşünmüyorum. Aile eğitimi ile aile katılımı arasındaki farklara değindik. Aile katılımı fiziksel bir etkinlik iken aile eğitimi daha farkındalık üzerine. Sonra aile katılımını engelleyen faktörlerden konuşup canlandırma yaptık. Şunu özellikle belirtmeliyim ki; benim için zorlu geçti. Aile katılımının önemini ve neden uygulanması gerek biliyorum ama karşıt düşünen bir kişiye anlatmak ve ikna etmek çok yorucu. Ki bu tamamen gerçeği yansıtmayıp drama da olsa. En çok dikkatimi çeken; bir konu hakkında boş vermek; onun gerekliliği üzerinde konuşmaktan daha kolay. Çünkü; onlarca bahane bulabilirsin yapmamak için. Ama önemini bildikten ve anladıktan sonra mücadele etmen gerektiğini bilirsin ve zorlu bir sürece girersin. İş tam da burada başlar işte. Bu konuda daha fazla okumalıyım ve farklı fikirler üzerinde düşünmeliyim. Alanımla ve yapmam gereken şeyler üzerine. Ve gelelim kitabın bana kattıklarına. Anne ve baba olmadan önce birey olduğumuzun farkına varmamız gerek ve karşımızdakini olduğu gibi kabul etmek. Onu değiştirmeye çalışarak değil, kendini farklı biri olarak göstererek de değil. Olduğu gibi kabul etmek ve gelişmesine katkıda bulunmak ilişkinin temeli bence. Bir başka konu da çocuğun tanıkları. Yani en başta anne ve babası. Çocukluğumda tanıklarımla çok vakit geçirmediğimi, bunun beni etkilediğini ve içimde bir burukluk olarak kaldığını düşündüm. Bunların farkında olarak anne olduğumda daha farklı olacağımı düşünüyorum. Sürekli öğrenen, araştıran, çocuğun gelişmesiyle ilgilenen bir anne ve öğretmen olmak istiyorum. Bunun için çok zorlu bir süreç olduğunun da farkındayım. Kendimi geliştirmeye karar verdim ve bu konuda kitabın önerisini uygulayacağım. Defterin bir köşesine o günkü olay diğer köşesine duygularım. Böylece benim bile farkında olmadığım içimdeki bene ulaşmaya çalışacağım. Kısacası iç yolculuk. Ben yaşamımın öğrencisi olacağım çünkü.
18 Mart 2017 Cumartesi
anne baba eğitimi dersine ilişkin yansıtmam-3
Aile eğitimi; çocuğun gelişimini, sağlığını; ebeveyn-çocuk arasındaki iletişimi desteklemek, zengin uyarıcılı ev ortamı oluşturmak, duygusal ve toplumsal yönden destek vermek için ailelere kazandırılması gereken tutum, bilgi ve becerilerin sistemli ve planlı şekilde oluşması için yapılan çalışmalardır.
(KAVLAK,2017)
Böylece eğitim dünyasına adım atmış bulunuyorum. Verimli ve hareketli bir dersti benim için. Aile eğitimini tartıştık ve neler olması gerektiğini konuştuk. Şu ana kadar farkında olmadığım ve üzerinde çok fazla düşünmediğim bir konuydu. Her anne- babanın öğrenmesi gereken bilgiler olduğunu düşünüyorum. Ve izlediğim videodan bir hayli etkilendim. Baba destek programı. Babaların yorumları, çocuklarının farkında olarak vakit geçirmeleri ve değişen davranışları beni etkiledi. Keşke dedim her baba bu programa aktif katılsa tabii benim babam da.. Diğer programlar da bu kadar etkili olur umarım anne-babalar için. Derste eş zamanlı canlandırma yaptık ve öğretmen rolünü aldım. Sadece bir canlandırma olmasına rağmen gerildim ve vereceğim cevaplar üzerinde düşündüm. Bu konuda çok eksiğimin olduğunu fark ettim. İlk defa bu derste istasyon tekniğini kullandık. Saatler sürebilecek bir konuyu aktif bir şekilde çok daha kısa bir sürede öğrendim. Ve bu süreçte işbirliği, grup dayanışması yaparak. Her ders sonunda anne-baba olmanın sorumluluğu artıyor içimde. Her hafta yeni bilgiler öğreniyorum ve bunlar hem anne-baba hem öğretmen için çok önemli şeyler. Bu hafta çocukla ilgili niyetimin saf olması gerektiğini öğrendim. Yani bir beklenti içinde olmadan. Kendini keşfedebilen ve kendisinin farkında olan bir birey yetiştirmek. Ve tabii ki ilk isteyeceğim şey doya doya çocukluğunu yaşamasını. Etrafımdaki birçok çocuk çocukluğunu yaşayamıyor. Ve bu konuya en yakın zamanda el atacağım. Onları parka, bahçeye çıkarıp doğayla iç içe olması için çabalayacağım. Diğer bir konu ise yetiştireceğim bireyin hem kendi özüyle hem toplumla ilişkisinin dengeli olması gerektiği. Bir de başarı konusuna değinmek istiyorum. Her ailenin bu konuyla ilgili çocuğundan beklentisi oluyor genelde. Benim ailemde illa şu ya da illa bu meslek sahibi olacaksın şeklinde değildi bu. Ailem en çok da annem kendi ayaklarımın üzerinde durmamın daha önemli olduğunu söyledi. Ve tabii yaptığım mesleği severek yapmam gerektiğini. Aile özellikle anne çocuğun yetiştirilmesinde çok önemli bir yere sahip. Bu yüzden vereceğim aile eğitiminde anneyi ön planda tutmayı düşünüyorum. Benim açımdan her ders çok güzel ve farklı geçiyor. Ve farklı tekniklerin öğrenmemde etkili olduğunu düşünüyorum.
11 Mart 2017 Cumartesi
anne baba eğitimi dersine ilişkin yansıtmam-2
Bu hafta sorgulayıcı ve tartışma ortamı içinde geçti. Sorulan soruları kendi içimde düşündüm. Mesela anne baba kime denir. Bence ilgi, şefkat gösteren, koruyan ve onla bişeyler paylaşan kimsedir. Doğum yaptıktan sonra çocuğunu bırakıp giden, aç bırakıp ölüme terk eden kişi anne olmamalıdır. Haberlerde cani anne başlıklı manşetler görüyoruz ne yazık ki. Çocuğu dünyaya getiren herkes anne olabilir mi? Öncelikle tabii ki hamilelik süreci zorlu bir süreç. Bebek doğduktan sonra daha fazla sorumluluk geliyor hem anneye hem babaya. Her anne baba adayı önce şunu sormalı kendine; ben anne- baba olmaya hazır mıyım? Bunun için ne yaptım ne yapmam gerekiyor. Ve tabii ki istiyor muyum sorusu. Bence herkes anne değil. Bana hep ağır bir sorumluluk gibi gelmişti anne baba olma düşüncesi. Çünkü; bir birey yetiştiriyorsun. Bunu senin davranışların, tutumun belirliyor, o bireyi farklı yüzlerce kişi haline getirebilirsin. Bu bölüme başlayana kadar hep müdahale eden bir anne olarak düşünüyordum kendimi. Hani biraz sık boğaz eden türden. Ama artık öyle bir anne olmam, çocuğun gelişimini biliyorum ve bunu engellemek tabii ki istemem. Kitapta da bahsettiği gibi;aslında çocuklar hem güvende olmak ister hem özgür olmak ister. Bu aradaki denge çok önemli bence. Doğan Cüceloğlu'nun bu kitabı bence anne- babalar için çok önemli ve değerli bir kitap. Çevremdeki tüm anne- babalara ve anne- baba adaylarına tavsiye edeceğim. Videolar eğlenceli olsa ben biraz o çocukların sonraki hallerini düşündüm. Arada baya fark olacak çünkü. Diğer bir konuysa anne-baba tutumu. Bunu tabii ki kendi anne-babamdan yola çıkarak değerlendirdim. Bizde galiba ortaya karışık. Annemin tabiriyle yerine göre :) Mesela toplum içinde biraz otoriter, evde daha demokratik. Ama hiç ihmalkar ve aşırı hoşgörü olmadı. Önceki senelerde mükemmelliyetçi, koruyucu falan da oldu. Seneler geçtikçe, biz büyüdükçe ve birey oldukça tutumlarda değişiklikler oldu. Sonuç olarak; daha çok kendi kendimi ve ailemi sorguladığım bir ders oldu. Tabii bir de anne-baba tutumlarını canlandırma yaptığımız kısım benim için çok eğlenceliydi.
4 Mart 2017 Cumartesi
Anne Baba Eğitimi dersine ilişkin yansıtmam-1
Sınıfa girdikten sonra ilk iş olarak sıraların u şeklinde olması garip bir durumdu benim için. Gözlem yaptığım ana sınıfında çocuklar bu şekilde oturuyordu ama ben en son ilkokulda bu şekilde oturmuştum. Ne kadar etkili bir düzen olduğunu unutmuşum ve düzenin içindeyken bunu fark ettim. İsimlerimizi teker teker saymanız ve bize öğretmenim diye hitap etmeniz hoşuma gitti ve kendimi öğretmen gibi hissetmeye başladım. Dersin tekdüze, standart olarak değil sürekli tartışarak, fikir alışverişinde bulunarak çeşitli etkinliklerin de içinde bulunduğu bir şekilde olması etkili ve kalıcı oldu diyebilirim. Bu etkinliklerin ve tartışmaların aslında birey olarak kendimi ve fikrimi ifade etmemde, arkadaşlarımın da fikrini öğrenerek yeni bir boyutla bakmamda etkili oldu. Genelde unuttuğum ya da aklıma gelmeyen bir boyut. Tek bir doğrunun olmadığını anladım bu derste. Ve yaptığımız drama etkinliği beni çok mutlu etti. Geçen sene başta zorlanarak sonrasında severek uygulamaya çalıştığım teknikleri bu derste de kullanmamız daha iyi ve etkili bir öğrenme biçimi. Bizlere sözel veya sosyal medya aracılığıyla geri dönüşler yapmanız önemli ve değerli hissetmemi sağladı. Şunu da fark ettim; fonda müziğin olması derse daha kolay adapte olmamı ve daha rahat düşünmeme yardımcı oldu. Genel olarak; dersin işleyişi benim çok hoşuma gitti. Yeniliklere ve farklılıklara açık bir ders.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)